abonelik: yazılar | yorumlar

leader
İlim bir Nokta’ydı Alone: İkiz yalnızlık

Kolbastı salgını

5 yorum

İsa Nem Gündemi Değerlendiriyor

Aslında Türk entelektüelleri kolbastıya özel önem vermeliler. Mesela Cogito dergisi “Kolbastı: Kitsch mi, Avant-garde mı?” başlığıyla bir dosya hazırlayıp, Türk entelijensiyasının en anlaşılmaz kalemlerine yazı yazdırmalı. Zizek “Kolbastı: Türklerin Yüce Semptomu” adında bir kitap yazsa mükemmel olmaz mı? Ama kolbastıya maruz kalan Zizek “Lacan da kolpaymış aga” deyip Doğan Cüceloğlu ve Üstün Akmen’le birlikte kolbastı grubu kurabilir tabii. Yine de bu tehlikeyi göze almaya değer bence.’

gri.jpg

Evdeki emektar televizyon artık “benden geçti” deyip tuhaf huylar sergilemeye başladı. Zaman zaman kafasına göre açılıp kapanan, bazen benim yerime kanal değiştiren, düpedüz insan gibi hırıldayan, homurdanan, mızmızlanan sevgili aptal kutum haliyle yaşlandı tabii. Muadilleri çoktan Avrupa’daki herhangi bir teknoloji müzesinde emekliliklerinin tadını çıkarırken bizimki hâlâ çalışmak zorunda. Ama benim ondan vazgeçmememin tek sebebi maddiyat değil; aramızda tuhaf bir bağ oldu bunca yıldan sonra. O yüzden de ne yaparsa yapsın kızmıyorum ona. Bir huzurevinde birlikte yaşlanan okul arkadaşları gibiyiz anlayacağınız…

Televizyonumdaki akılalmaz yeni arızadan dolayı bugünlerde sadece Samanyolu Tv ile Flash Tv seyretmek durumundayım sevgili okurlar. Anlayacağınız “Sır Kapısı” ile kolbastı arasında kaldım!

Bu durumu anlatmak için yapabileceğim tek benzetme “Freddy Krueger ile Jason arasında kalmak gibi” olabilir. Üstelik bu ikisiyle ‘makul’ düzeyde anlaşma olasılığı diğerlerine göre daha fazla sayın okurlarım. İleride “Freddy vs. Jason” gibi “Samanyolu vs. Flash” adında bir film yapılırsa bu film kesinlikle ilkine hem gişede hem de korkutuculukta beş basar.

Flash tv’de yayınlanan “Fıkralarla Türkiye” programı bence Türkiye’nin “Monty Python”u. Bir grup enteresan insan tuhaf vurgularla garip fıkraları canlandırarak hiç güldürmüyorlar ki eminim Celil seyretse en az üç yazı yazar bu program hakkında. Kendisine şiddetle tavsiye ederim. (Öyle entel dantel dergilerde yazı yazmaya benzemez bu, halka in biraz kardeşim!)

Entelektüeller bu işe el atmalı
Hatta sadece bu programı değil, Flash Tv’nin Türk kültürüne hizmet amacıyla yayınladığı Kolbastı programlarını da kaçırmasın derim. (Bizim Celil’in kolbastı oynayarak Kant anlatması hem eğitici hem de eğlendirici olur bence… Böylelikle halkla arasını da düzeltmiş olur.)

Aslında Türk entelektüelleri kolbastıya özel önem vermeliler. Mesela Cogito dergisi “Kolbastı: Kitsch mi, Avant-garde mı?” başlığıyla bir dosya hazırlayıp, Türk entelijensiyasının en anlaşılmaz kalemlerine yazı yazdırmalı. Zizek “Kolbastı: Türklerin Yüce Semptomu” adında bir kitap yazsa mükemmel olmaz mı? Ama kolbastıya maruz kalan Zizek “Lacan da kolpaymış aga” deyip Doğan Cüceloğlu ve Üstün Akmen’le birlikte kolbastı grubu kurabilir tabii. Yine de bu tehlikeyi göze almaya değer bence.

Yoksa uzaylılar mı?
Aslında bu kolbastının uzaylılar tarafından Türklere öğretildiğine dair bir teori var. Bu teoriyi ileri sürenler (mesela ben) kan ter içinde tuhaf hoplamalar zıplamalar yapan kolbastıcıların Marduk’u bekleyen bir tarikate çalıştıklarını düşünüyorlar. Yoksa bu kadar abuk sabuk hareketin ne anlamı var? Aslında bütün o hareketlerin şifreleri var ama biz anlamıyoruz tabii.

Bence kolbastı oynayan Türkleri gören uzaylılar arkalarına bakmadan gezegenlerine kaçıyorlardır. Hatta zavallı uzaylılar gezegenlerine döner dönmez kolbastı kliniğine yatıp tedavi görüyorlardır. (Halka şeklinde oturmuş bir grup uzaylının sırayla “merhaba ben falanca, ben kolbastı gördüm!” diyerek tecrübelerini anlattıklarını hayal etsenize!)

Ben bu tarikatin (tıpkı Scientology gibi) dünya çapında örgütlenmiş olduğunu, ülkemizi bölmek için gençlerimizi emellerine alet ettiğini iddia ediyorum. Aldığım gizli duyuma göre David Carradine de bu yüzden ölmüş zaten! Bakmayın siz yapılan açıklamalara. Bir insanın o hale gelmesinin nedeni “otoerotik afiks” değil olsa olsa kolbastıdır bence. O yüzden kolbastıya merak salan herkesi uyarmak benim görevim: Aman yalnız başınıza oynamayın, dolanıverirsiniz alimallah!

Haftanın teşekkürü
Türkçe Olimpiyatları yarışma jürisine Serdar Ortaç’ı katarak çok büyük bir işe imza atan yetkililere teşekkür etmek ve onlara Ortaç’ın “Asrın Hatası” şarkısını armağan etmek istiyorum. Yazdığı şarkı sözleriyle Türkçemize büyük katkılar yapan bu sanatçının Türkçe olimpiyatları jürisine dahil olması Ortaç’ı beğenmeyenlere de kapak olsun!

  1. manu diyor ki:

    Seneye ingilizce kolbastı parçasıyla eurovision şarkı şeysine katılırız şarkıyıda tahminimce güzel türkçesiyle ingilizce olarak Serdar ortaç yazar.Koskoca jüri bu cömertliği biz sevgili gençlerden esirgemez

  2. Kolbastı oynayan canlıları görünce evrime inanasım geliyor.

  3. Ali Sözer diyor ki:

    Çok güzel bir yazı. Yani sabah saat 06:26 imiş (yeni baktım) bu yazıyı okuduğumda. İyi geldi.

    (Nedense) kolbastı hakkında sadece kendim olumsuz düşünüyorum sandığım bir zamanda, bu yazıyı okumak… Sevindirici.

    Flash tvyi pek seyretmedim son zamanlarda ama Samanyolu’nu geçerken de olsa görüyoruz işte. Bir ara bizim tvde de sadece Samanyolu ve TRT3 vardı. İşkence gibiydi.

  4. funny diyor ki:

    Günlerdir Kafaayarı’na giriyorum. Her gün. Bu yazıyı yayınlandığından beri okumadım. İnatla!..

    Bu yazı yayınlandığında dedim ki: “Yeni yazı çıkınca, bu yazıyı okuyacağım.” Çünkü alışıyorum Kafaayarı’na, yeni yazı olmayınca yıkılıyorum. Okumayayım. Unutayım. Kendimi kurtarayım bu ızdıraptan. Gene yok yeni yazı. Bekleyeceğim. Ne yapayım?

    İyi de sizce bu doğru bir şey mi? Yapılan okuyuculara haksızlık değil mi?

  5. manu diyor ki:

    Sevgili funny katılmamak elde değil,oparatör acaba okurları kendi aralarında konuşmayamı yönlendiriyor.
    İsa nem bir ara bahsetmişti eleştirmişti hatta be…
    Bence hepsi şuan tatil de bir muzun üstünde tutuna bilme kat sayılarını hesaplıyorlar!

Yorum yapın